Bazen düşünüyorum 90 lı yıllarda yani benim 10-18 arası yaşlarıma denk geliyor ki bu yıllar Davulbaz'ın cıvıl cıvıl tatlı bir karmaşa hoş bir telaş yıllarıydı belki bu karmaşa bu telaş benim kafamda olup bitiyordu ama yinede arkama dönüp baktığım zaman gerçekten özlemini çektiğim yıllardı. Köy henüz şimdiki gibi göç almaya başlamamıştı. Nereye dönersen insan görebileceğin canın sıkıldığı zaman her an dertleşebileceğin kişilerin etrafında olması insana huzur veriyordu.

    O zamanlar Duzdaşı derler tüm gençlerin hatta orta yaşlıların dahi akşam  üzeri tüm işlerini bitirip kara lastikleri çekip top oynamaya çıktıkları büyük arena. Bizim evimiz taa köyün bir ucundaydı, akşam üzeri olduğu zaman gözümüz Duzdaşındaki arena da kalırdı, hoş bizim evden orası gözükmezdi bizde mecburen Kerimin çala çıkıp duzdaşına bakardık, tek görmek istediğimiz sahada top oynayan kişiler. Eğer top oynayan kimse  varsa dünya bizim olurdu.  O görüntüyü gördükten sonra çaldan eve gelmek kara lastikleri çekip Duzdaşına gitmek en fazla 10 dakika olurdu.    

            Duzdaşına gelip o toz duman içinde koşturan gençleri görmek insana heyecan veriyordu, o yıllar köyün en kalabalık olduğu yıllardı, sahada top oynayan kadar dışarıda oynamak için sıra bekleyen  genç bulmak mümkündü o yüzden bizimde yaşımız küçük olmasından dolayı kadroda yer bulmakta zorluk çekerdik, küser bir kenardan izlemeye devam ederdik çoğu zaman. Oluk dereye namaz kılana kaçan topları getirirdik belki ilerleyen dakikalarda oyuna gireriz diye.    
       O toz duman içinde ter içinde kalana kadar top oynamayı özleyen bir ben miyim acaba diye düşünüyorum, belki de top oynamak bir bahane ben o kalabalığı özlüyorum o cıvıltıyı o karmaşayı özlüyorum.
  Şimdi ise köyde o sahaya çıktığın zaman tek kale maç yapacak kadar kadar bile gencin olmaması, bunun tek sebebi ise Son zamanlarda köyümüz aşırı şekilde göç vermiştir,  iş imkanının olmaması buna neden olmaktadır.  

     Son yıllarda yazın bir kaç günlüğüne de olsa köye gidip doğduğum büyüdüğüm topraklara basmak, mis gibi çam kokularını içime çekmek, buz gibi soğuk sularından kana kana içmek  köye olan özlemimi hasretimi biraz dindirse de insanın asıl özlediği bunlar değil. Asıl özlenen şey orda yaşanan güzel günler sağlam dostluklar gibi geliyor bana.

     Bir zamanlar 70-75 hane olan köyde şu an yaklaşık olarak 40-50 hane yaşamaktadır. Tıklım tıklım dolan lkokulumuzda  iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar öğrenci sayısı olması ve harman yerine çıktığın zaman  dertleşecek birini bulamaman köyümüzün verdiği göçü açık açık ortaya seriyor.

Hayat şartları ve işsizlik köy halkını büyük semtlere göç etmeye zorluyor, ve bu göçün devamı gelecek gibi görünüyor, kısacası Davulbaz kan kaybediyor.

    Bunu aşmanın tek yolu ise köye yapılacak olan yatırımlar, örnek verecek olursak en azından küçük çaplı süt işleme tesisleri gibi, küçük çaplıda olsa bu yatırımlar göçü birazda olsa azaltır.
   

Yazarın diğer yazılarını görmek için buraya tıklayınız.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ÜYE GİRİŞİ






Kullanıcı Adı/Şifre hatırlatıcısı Kullanıcı Adı/Şifremi Unuttum?
Kayıt Ol Kayıt Ol
Not: Kayıt işleminden sonra Activasyon maili ulaşmadıysa Önemsiz postaları Kontrol ediniz.

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Yok

ZİYARETÇİ SAYACI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün558
mod_vvisit_counterDün829
mod_vvisit_counterBu hafta1387
mod_vvisit_counterBu ay12484
mod_vvisit_counterToplam670282

SPONSORLARIMIZ

SON EKLENEN FOTOGRAFLAR

AYKAN & FERDANE KAFA...
Image Detail
HAMZA KAFADAR (AYKAN...
Image Detail
SUVEYDA KAFADAR (AYK...
Image Detail
ZEKİYE & DİLAVER KAF...
Image Detail
ESMA, MÜZEYYEN, ESRA
Image Detail