Tabi ki anlatılmalı her şeyi anlatabilmeli insan utanacağı hiç bir şeyi olmamalı anlatmak istediğim şey gündemimizle çok ilgili bir durum tabi yazın tarladan bağdan bahçeden başını kışın okey masasından kıçını kaldıramayan köylümüz güzel insanlarımız ne kadar gündemi takip eder bilmem ama vardır elbet anlatmak istediğim şeye herkesin bir yorumu nasıl Jandarma okullar Komutanlığından atıldığımda bilmeyerek yorup yaptıkları gibi teşkilatı bilen bilir görevdeyken böyle bir yazı yazmak yürek ister ama dedim ya insanın utanacak bir şeyi olmamalı ve Mustafa Kemal ATATÜRK' ün dediği gibi doğruları söylemekten asla korkulmamalı gelelim anlatmak istediğim şeye ben Türkiye de yaşıyorum plaka numarası 66 olan Yozgat ilinde hatta bu ilin Akdağmadeni ilçesinde ve hatta bu ilçenin de Davulbaz köyünde burada doğdum burada büyüdüm anlatmak istediğim şey nemi milletin efendisi canım köylüm ben Türkiye nin orta yerinde ücra bir köşesinde büyümüşüm sizler gibi babam benimde çiftçiydi bende çimdim köyümüzün pis derelerinde ve daha çocuk yaşta 6. sınıfa kardeşim Suat ' la beraber Akdağmadeni ne okumaya gittik yemek yapamadık aç kaldık bazen oldu paramız bakmayın çoğu zamanda olmadı nitekim kışı canımız meyve çekerek büyüdük ve milletimizi ve vatanımızı ve insanlarımızı örfümüzü adetimizi ve arkadaşlarımızı ve tarihimizi ve Atatürkümüzü hep sevdik çünkü babam bizi öyle yetiştirdi 1980' li yıllarda işkence görmüş olsa da gece karanlığında dağın başında jandarmanın hadi seni bırakıyoruz yürü git diye söyleyip giderken arkasından kaçıyordu vurduk planına gitmeyerek hayatta kalmış olmasına rağmen elektriğe verilip arkasından soğuk su içirtilip ölüme götürülmek istense de o hep sevdi vatanını milletini ve bizi böyle yetiştirdi çünkü yanlış bizimdi ve düzeltilmeliydi bizimdi bu vatan ve benim dedem daha bebekken yetim kaldı çünkü bu vatanın diğer evlatları gibi Çanakkale de şehit düşmüştü ve ben bu ülkeyi kurarken şehit düşmüş dedenin torunuyum....

     Yıl 1980 gün ay söylemeye luzum görmüyorum sizlerde bilirsiniz herkeste bir iz mutlaka vardır bu zamandan kalma babam köyümüzde bir kaç kendini bilmezin iftirası tutuklanmış aşırı sol örgütçü olmuş hatta emeğin birliği diye birde örgüte üye olmuş hayatı boyunca hayvan otlatmak ormanda çalışmak ve gücü yetmediği halde yaptığı 6 çocuğun karnını doyurmakla uğraşmış  50 kilo ağırlığındaki bu adamın başına neler gelmiş vah zavallım vah neyse ki yüce adaletimiz olayın bir sürü yanlıştan sonra farkına varmış Türkiye de emeğin birliği diye bir örgütün olmadığı gerekçesiyle kurtulmuş o dönemde hemen herkesin silahı olduğu için silah bulundurmaktan bir yıl yatmış.....

     Gelelim sadete güzel gözlerinizi cümlelerimi uzatarak yorduysam lütfen kusuruma bakmayın yanlış anlaşılmak istemem  yıl 2006 eylül ayı bir şekilde aç bilaç çalıştık Uzman Jandarmalığı kazandık ''Jandarma Okullar Komutanlığı'' güzeldi umutlarla girdi okuluma milletime hizmet edecektim aileme alnımın teriyle ekmek getirecektim insanca yaşayacaktım böyle söylüyorum çünkü milletimizin hali ortada neyse konumuza geri döneyim Jandarma Okulu Komutanı Tümgeneral tayfun yıldız bölük komutanı yüz başı Tamer Akkoyun isimlerini yazmaktan zul duyuyorum ilk dönem hiç sıkıntısız okudum okulumu o ara bir şey duyuyorduk güvenlik soruşturması o zaman öğrendi güvenlik soruşturmasını asker olacak personelin anne baba ve kardeşlerini araştırıp ona göre öğrenci alırlarmış nitekim yukarıda anlattığım sebeplerden dolayı bizim güvenlik soruşturması pozitif gelmiş ben ---1985 doğumluyum bu olanlar 1980 yılında olmuş garip Hilmi millete hep düşman gözüyle bakıldığı için ayağında çamurlu lastiği ile vatan haini olmuş ve bende onun oğlu olmuşum sen misin Hilmi nin oğlu olan dikkatinizi çekiyorum sıkı yönetim mahkemesi babamı suçsuz bulmuş neden çünkü suçsuz adam çocuk büyütmekten başka bir işi yok adamın yani canım babacığımın onu çok sevdiğimi de söyleyeyim ve bütün ailemi ----

  okulun ikinci dönemini anlatayım size ömrümden ömür gitti her hafta savunma aldım hiç kimse almazken ben ve diğer güvenlik soruşturması pozitif olan 6 arkadaşım yatağın bozuk yok dolabın bozuk artık bölük komutanı koğuşlar bölgesine gitti mi biz kimin dolabına yatağına bakılacağını biliyorduk bizim okulda 40 disiplin puanı verilir öğrencilere 16 puanın altına düştümmü disiplin kuruluna çıkarsın 20 puanım kalmış artık o kadar özeniyorum ki yatağıma dolabıma yine gitti Tamer bey koğuşlar bölgesine bana dolaptan savunma vermiş gittim badi min dolabına baktım karma karışık benim dolabım kitap gibi ona hiçbir şey yok bana savunma işte orada aklınız ne gelirse onu düşündüm vatanımız milletimiz kime emanet? şu noktaya değineyim bizi disiplinsiz göstermek istemelerinin sebebini söyleyim daha önce güvenlik soruşturmasından atılan öğrenciler AYİM kararı ile suç kişinin kendisini bağlar gerekçesi ile geri dönmüşler işte bunun önüne geçmek bizi disiplinsiz gösterip hukuk yollarımızı kesip okula dönüşümüzü engellemek bire insan bozuntuları bire namertler bire densizler bire bire bire daha neler neler ben kimim garip bir adamım aç kalarak okula girmiş yazın çobanlık yaparak ormanda çalışarak anemi hastalığına yakalanarak ama hak hukuk yemeden bir yerler gelmiş bir gariban çiftçinin çocuğum JANDARMA OKULLAR KOMUTANLIĞI BENİ VATAN HAİNİ İLAN ETTİ ARKADAŞLAR ve nihayet disiplin puanım 16' nın altına düştü disiplin kuruluna çıkacağım benim gibi ilan edilen diğer bölüklerle beraber 29 kişi kurmuşlar efendi kurulu çok gizli salonda kurulu bak bak çok gizli dağda çobanlık yaparken ekmek bulamayıp iki gün su içerek durmuş bana çok gizli toplantı kurmuşlar içeri bir girdim o kadar yıldız var ki gözlerim kamaştı yıldızdan 30'a yakın üst düzey subay ve uzun masanın en başında Jandarma Okullar Komutanı Tümgeneral tayfun bey baktı önündeki dosyaya neden disiplinsizlik yaptın dedi gözlerim doldu bağırmak istedim ben disiplinsizlik yapmadım benim tek derdim ekmeğimi kazanmak ne olur beni okuldan atmayın diye ama bağıramadım çoban birinin o ortamda öyle bağırması hiçte kolay değil yutkunarak ben disiplinsiz olduğuma inanmıyorum ama daha disiplinli olmaya çalışırım dedim tamam dedi çıktım bir saat sonra okuldan ilişiğimizin kesildiğini söylediler apar topar valizlerimizi toplattılar ağlayan arkadaşlarım vardı ağlamadım ben utanılacak bir şey yapmadım onlar utansın 5 eylül 2006' da bin bir umutla girmiş olduğum okuldan 27 haziran 2007' de atıldım kafamda çok şey değişerek gözlerim açılarak ülkenin kimler elinde olduğunu görerek arkama bakarak gittim kendi köyümde kimse bana inanmadı hırsızlık yapmıştır dediler kim bilir ne halt etmiştir dediler babama baba ben sana kızmıyorum sen bir şey yapmadın sen üzülme dememe rağmen babam bile benim yüzümden değildir sen kim bilir orada ne halt ettin dedi kimseye anlatamadım derdimi tek başıma kaldım beni tek anlayan 2004 yılından bu tarafa sevdiğim canım aşkımdı o inandı bana sen yanlış bir şey yapmazsın dedi hep güç verdi annem ben üzülmeyeyim diye benden habersiz ağladı bana ben onları üzmemek için güçlü göründüm ama yalnızken ağladım ÇÜNKÜ BEN ARTIK BİR VATAN HAİNİYDİM DEVLETİMİN GÖZÜNDE

Tabi ki anlatılmalı her şeyi anlatabilmeli insan utanacağı hiç bir şeyi olmamalı anlatmak istediğim şey gündemimizle çok ilgili bir durum tabi yazın tarladan bağdan bahçeden başını kışın okey masasından kıçını kaldıramayan köylümüz güzel insanlarımız ne kadar gündemi takip eder bilmem ama vardır elbet anlatmak istediğim şeye herkesin bir yorumu nasıl Jandarma okullar Komutanlığından atıldığımda bilmeyerek yorup yaptıkları gibi teşkilatı bilen bilir görevdeyken böyle bir yazı yazmak yürek ister ama dedim ya insanın utanacak bir şeyi olmamalı ve Mustafa Kemal ATATÜRK' ün dediği gibi doğruları söylemekten asla korkulmamalı gelelim anlatmak istediğim şeye ben Türkiye de yaşıyorum plaka numarası 66 olan Yozgat ilinde hatta bu ilin Akdağmadeni ilçesinde ve hatta bu ilçenin de Davulbaz köyünde burada doğdum burada büyüdüm anlatmak istediğim şey nemi milletin efendisi canım köylüm ben Türkiye nin orta yerinde ücra bir köşesinde büyümüşüm sizler gibi babam benimde çiftçiydi bende çimdim köyümüzün pis derelerinde ve daha çocuk yaşta 6. sınıfa kardeşim Suat ' la beraber Akdağmadeni ne okumaya gittik yemek yapamadık aç kaldık bazen oldu paramız bakmayın çoğu zamanda olmadı nitekim kışı canımız meyve çekerek büyüdük ve milletimizi ve vatanımızı ve insanlarımızı örfümüzü adetimizi ve arkadaşlarımızı ve tarihimizi ve Atatürkümüzü hep sevdik çünkü babam bizi öyle yetiştirdi 1980' li yıllarda işkence görmüş olsa da gece karanlığında dağın başında jandarmanın hadi seni bırakıyoruz yürü git diye söyleyip giderken arkasından kaçıyordu vurduk planına gitmeyerek hayatta kalmış olmasına rağmen elektriğe verilip arkasından soğuk su içirtilip ölüme götürülmek istense de o hep sevdi vatanını milletini ve bizi böyle yetiştirdi çünkü yanlış bizimdi ve düzeltilmeliydi bizimdi bu vatan ve benim dedem daha bebekken yetim kaldı çünkü bu vatanın diğer evlatları gibi Çanakkale de şehit düşmüştü ve ben bu ülkeyi kurarken şehit düşmüş dedenin torunuyum....

     Yıl 1980 gün ay söylemeye luzum görmüyorum sizlerde bilirsiniz herkeste bir iz mutlaka vardır bu zamandan kalma babam köyümüzde bir kaç kendini bilmezin iftirası tutuklanmış aşırı sol örgütçü olmuş hatta emeğin birliği diye birde örgüte üye olmuş hayatı boyunca hayvan otlatmak ormanda çalışmak ve gücü yetmediği halde yaptığı 6 çocuğun karnını doyurmakla uğraşmış  50 kilo ağırlığındaki bu adamın başına neler gelmiş vah zavallım vah neyse ki yüce adaletimiz olayın bir sürü yanlıştan sonra farkına varmış Türkiye de emeğin birliği diye bir örgütün olmadığı gerekçesiyle kurtulmuş o dönemde hemen herkesin silahı olduğu için silah bulundurmaktan bir yıl yatmış.....

     Gelelim sadete güzel gözlerinizi cümlelerimi uzatarak yorduysam lütfen kusuruma bakmayın yanlış anlaşılmak istemem  yıl 2006 eylül ayı bir şekilde aç bilaç çalıştık Uzman Jandarmalığı kazandık ''Jandarma Okullar Komutanlığı'' güzeldi umutlarla girdi okuluma milletime hizmet edecektim aileme alnımın teriyle ekmek getirecektim insanca yaşayacaktım böyle söylüyorum çünkü milletimizin hali ortada neyse konumuza geri döneyim Jandarma Okulu Komutanı Tümgeneral tayfun yıldız bölük komutanı yüz başı Tamer Akkoyun isimlerini yazmaktan zul duyuyorum ilk dönem hiç sıkıntısız okudum okulumu o ara bir şey duyuyorduk güvenlik soruşturması o zaman öğrendi güvenlik soruşturmasını asker olacak personelin anne baba ve kardeşlerini araştırıp ona göre öğrenci alırlarmış nitekim yukarıda anlattığım sebeplerden dolayı bizim güvenlik soruşturması pozitif gelmiş ben ---1985 doğumluyum bu olanlar 1980 yılında olmuş garip Hilmi millete hep düşman gözüyle bakıldığı için ayağında çamurlu lastiği ile vatan haini olmuş ve bende onun oğlu olmuşum sen misin Hilmi nin oğlu olan dikkatinizi çekiyorum sıkı yönetim mahkemesi babamı suçsuz bulmuş neden çünkü suçsuz adam çocuk büyütmekten başka bir işi yok adamın yani canım babacığımın onu çok sevdiğimi de söyleyeyim ve bütün ailemi ----

  okulun ikinci dönemini anlatayım size ömrümden ömür gitti her hafta savunma aldım hiç kimse almazken ben ve diğer güvenlik soruşturması pozitif olan 6 arkadaşım yatağın bozuk yok dolabın bozuk artık bölük komutanı koğuşlar bölgesine gitti mi biz kimin dolabına yatağına bakılacağını biliyorduk bizim okulda 40 disiplin puanı verilir öğrencilere 16 puanın altına düştümmü disiplin kuruluna çıkarsın 20 puanım kalmış artık o kadar özeniyorum ki yatağıma dolabıma yine gitti Tamer bey koğuşlar bölgesine bana dolaptan savunma vermiş gittim badi min dolabına baktım karma karışık benim dolabım kitap gibi ona hiçbir şey yok bana savunma işte orada aklınız ne gelirse onu düşündüm vatanımız milletimiz kime emanet? şu noktaya değineyim bizi disiplinsiz göstermek istemelerinin sebebini söyleyim daha önce güvenlik soruşturmasından atılan öğrenciler AYİM kararı ile suç kişinin kendisini bağlar gerekçesi ile geri dönmüşler işte bunun önüne geçmek bizi disiplinsiz gösterip hukuk yollarımızı kesip okula dönüşümüzü engellemek bire insan bozuntuları bire namertler bire densizler bire bire bire daha neler neler ben kimim garip bir adamım aç kalarak okula girmiş yazın çobanlık yaparak ormanda çalışarak anemi hastalığına yakalanarak ama hak hukuk yemeden bir yerler gelmiş bir gariban çiftçinin çocuğum JANDARMA OKULLAR KOMUTANLIĞI BENİ VATAN HAİNİ İLAN ETTİ ARKADAŞLAR ve nihayet disiplin puanım 16' nın altına düştü disiplin kuruluna çıkacağım benim gibi ilan edilen diğer bölüklerle beraber 29 kişi kurmuşlar efendi kurulu çok gizli salonda kurulu bak bak çok gizli dağda çobanlık yaparken ekmek bulamayıp iki gün su içerek durmuş bana çok gizli toplantı kurmuşlar içeri bir girdim o kadar yıldız var ki gözlerim kamaştı yıldızdan 30'a yakın üst düzey subay ve uzun masanın en başında Jandarma Okullar Komutanı Tümgeneral tayfun bey baktı önündeki dosyaya neden disiplinsizlik yaptın dedi gözlerim doldu bağırmak istedim ben disiplinsizlik yapmadım benim tek derdim ekmeğimi kazanmak ne olur beni okuldan atmayın diye ama bağıramadım çoban birinin o ortamda öyle bağırması hiçte kolay değil yutkunarak ben disiplinsiz olduğuma inanmıyorum ama daha disiplinli olmaya çalışırım dedim tamam dedi çıktım bir saat sonra okuldan ilişiğimizin kesildiğini söylediler apar topar valizlerimizi toplattılar ağlayan arkadaşlarım vardı ağlamadım ben utanılacak bir şey yapmadım onlar utansın 5 eylül 2006' da bin bir umutla girmiş olduğum okuldan 27 haziran 2007' de atıldım kafamda çok şey değişerek gözlerim açılarak ülkenin kimler elinde olduğunu görerek arkama bakarak gittim kendi köyümde kimse bana inanmadı hırsızlık yapmıştır dediler kim bilir ne halt etmiştir dediler babama baba ben sana kızmıyorum sen bir şey yapmadın sen üzülme dememe rağmen babam bile benim yüzümden değildir sen kim bilir orada ne halt ettin dedi kimseye anlatamadım derdimi tek başıma kaldım beni tek anlayan 2004 yılından bu tarafa sevdiğim canım aşkımdı o inandı bana sen yanlış bir şey yapmazsın dedi hep güç verdi annem ben üzülmeyeyim diye benden habersiz ağladı bana ben onları üzmemek için güçlü göründüm ama yalnızken ağladım ÇÜNKÜ BEN ARTIK BİR VATAN HAİNİYDİM DEVLETİMİN GÖZÜNDE

Yazarın diğer yazılarını görmek için buraya tıklayınız.

Yorumlar  

 
0 #2 uzman 2010-11-18 23:55 dostum sen canını boşa sıkmışsın iyiki kurtulmuşsun emin ol.hayatını kurtarmışlar onlar senin ben 23 yaşındayım 30 yaşında gibi gözüküyorum 3 yıl içinde saçlarım döküldüü iyiki atılmışsın adına sevindimm.üzüldüğüm tek nokta okuldan atılma sebebini kimseye anlatamamışsın özellikle babana Alıntı
 
 
0 #1 Derviş GÜL 2010-07-25 16:31 Duygu ve Düşüncelerini anlıyorum sana hak vermemek elde değil, ne yazıkki ülkemizde hala bu tür şeyler yaşanıyor insanları yapmadıkları suçlarla yargılayıp yıllarca ceza evlerinde ömürlerini tüketip Pardon yanlışlık oldu sen suçsuzsun diye salıverme olaylarını bile yaşadı bu ülke ama önemli olan sonuçta gerçeği görebilmek, hala görevinin başında olman sevindirici Allaha emanet ol görüşmek üzere. Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

SON EKLENEN FOTOGRAFLAR

AYKAN & FERDANE KAFA...
Image Detail
HAMZA KAFADAR (AYKAN...
Image Detail
SUVEYDA KAFADAR (AYK...
Image Detail
ZEKİYE & DİLAVER KAF...
Image Detail
ESMA, MÜZEYYEN, ESRA
Image Detail