Yine sabah oldu kollarımda dünden kalma acı sızı... Çalışmak hoş da insan bazen eğlenmeğe ihtiyaç duyuyor. Acaba başka bir yerde olsam hayatım nasıl olurdu? şöyle büyük bi şehirde, mesela deniz kenarı... hadi be sende orman değil ya bu dilinden anlayasın.  O zaman başka bi şehir olsun büyük, görkemli, ışıklı, asfalt yolları, fabrikaları olsun. İnsanların eğlenebileceği mekanlar, parklar olsun. Bende orada yaşayan sıradan bi vatandaş...İşim olsun, arkadaşlarım olsun olmuşken bide arabam olsun be. Bindimmi şöyle... kalk oğlum öğlen oldu herkes işi bitirdi sen daha yatıyosun sanki millet bize çalışıyor, bu ne umursamazlık; böyle giderse acından ölürsün sen, kim vercek sana ekmeği? Annemin sesi.. hayallerimi yerle bir etti sağolsun saatini hiç şaşırmaz yaz kış hep bu saatlerde kalkar sonrada işi olsada olmasa tam olarak bu cümlelerle bizi kaldırır... kalkıyım bari şimdi küplere binmesin annem. Bırak yatsın çocuklar yahu şimdiye kadar biz çalıştıkta ne oldu sanki elimize ne geçti iş kaçmıyo bugün olmazsa yarın biter.. Babamın sesi beni hemen rahatlatır yatağın içine yeniden kurulurum tam hayale dalacak vakit başlar fasıl. Sen bu çocukları kendine bezeteceksin der annem . babam da sana benzedide ne oldu yani işte hepsi nin de sonu bizim gibi olacak cümleleriyle başlar tartışma akşama kadar belirli aralıklarla devam eder. Bizde herzaman ruhumuzu kaybetmiş gibi çalışırız.Tarladır çalıştığımız yer hasad yaparız. Artık buğday, arpa allah ne ve de nekadar verdiyse (nekadar verdiyse diyorum çünkü bizim oralarda sulama yoktur ) misal o yaz hiç yağmur yağmaya bilir sende hiç mahsul alamaya bilirsin yada yağmur çok yağar tohum çürür, sel götürür ama aklım ermez nasıl yaşar insanlar neyle geçinir neden isyan etmez. Of yav yine sıkıntı bastı hava da iyice ısındı ne yapsamda kayatarsam ben bu işten ? en iyi yol babamı gaza getirmektir.. baba ya sen nekadar para harcadın bu ürünleri ekerken? misal şu kadar peki hasad yaparken ne kadar harcadın? o da şukadar.. Babam sallmaz gayet ciddiyetle cevap verir ve bu numara herzaman tutar.. peki hadi sattık diyelim o nekadar tutar? hiç işte ne olacak şu kadar  der ama ben size açıklayayım söz temsil ürünler satılınca ele geçen para, edilen masrafların yarısı bile değildir. Sonra hemen babam kendini toparlamadan ben yeni soruyu yapıştırI veririm.  Demekki biz boşuna çalışıyoruz öylemi?. Bırakın hesabı kitabı da işinize bakın allaha şükür aç değiliz açık değiliz der işin vahametini kavrayan annem, zira bu durumların sonunu o da en az benim kadar ezbere bilirr. Lakin artık çok geçtir babamın içine kurt düşmüştür birkere. Sonra aman be olum insanda şans olacak doğmuşuz burada bikere, başka yer bilmeyiz başka iş bilmeyiz katlanmaktan başka çaremiz yok der ve iki tarla arsındaki sınıra oturur.( Tarla seviyesinden daha yüksek olduğu için tercih edilir) yakar bi cigara . O anda gözü hiç brişey görmez ve benim kaçış anımdır. Bende göstermelik isyanımı eder elimdeki iş aleti neyse (tırmık, yaba) atar kaçarım. Lan ben böyle işin böyle yaşamanın diyip tam elimdekini yere atacakken paaaaaaaaatt.. Sırtımın  tam orta yerine inen sopanın neye benzediğini merakla arkama  dönünce  karşım da Ömer dedeyi buldum.  Aslında onun sallana sallan geldiğini uzaktan görmüştüm ama o ara babamı ikna etmekle meşgul olduğum için unutmuşum. Ha dede dediysem benim dedem falan deği,l uzaktan akrabam olur ama harkes ona dede der. Bu adam iri yarı, ak saçlı, pala bıyklı, şapkalı,eli bastonlu bir ihtiyardır . Çok bilmiş, görmüş geçirmiş edasıyla hiç biri kendisinin olmayan bu tarlalarda gezinir durur. Sevenleri çoktur ancak ben pek haz etmem bu adamı, hep başkalarının işine karışır, iş tarif eder, öğüt verir falan filan yani. Velhasıl ben bu adama sırtıma inen sopanın hesabını sormaya hazırlanırken babamın kaşlarının  kalktığını gördüm ve "sakın oğlum " mesajını aldım babamı arasıra kandırsamda onun sözü bana fermandır.Böylece sakin bir tavır  takındım ve sordum noldu ömer dede hayırdır ?
 

                                         Sen ilk insanı tanırmısın ?
-  Peh! o da sorumu ya ben lise mezunu adamım
 - Bakalım nekadar adamsın, hele sen soruma cevap ver kimdir ilk insan, ilk peygamber?
  -Hz. Adem 
   aferim sana peki bu adam ne iş yapardı bilirmisin ? 
   - yok, bilirim habille kabili falan ama bilmem ne iş yaptıklarını
   - ben anlatıyım sana ilk insan, ilk peygamber, topraktan var olmuştur. İlk insanın yine ilk işi toprak işlemektir, yani çifçiliktir . Çiftçilikle ailesinin karnını doyurdu çoğaldı ve insanlığı oluşturdu .yani toprakla var oldun, ataların toprakla yaşadı, sen toprakla yaşamaktasın ve yine toprağa döneceksin. İnsanlık için bu kadar önemli olan bir işle uğarşmak dan dolayı kendinle gurur duymalısın.Aslında  insanlık tarihinin en onurlu en değerli işini yapmaktan dolayı ebedi huzur duymalısın dedi ben de hı hı diyip,  zaten ben bu adamı bu yüzden sevmiyorum  işime burnunu soktuğu gibi bir sürü saçmalıklada kafamı karıştırdı diye içimden geçirdim...
  
      Şimdilerde, o eskiden hayalini bile kuramamak dan mahrum olduğum büyük şehirlerden birinde yaşıyorum hem de düşündüğümden daha iyi pozisyonda.Yapacak hiçbir işim olmadığı gibi parasız da kalmıyorum dilimden eksik etmediğim benim sadık yarim kara topraktır türküsüyle yaşayıp gidiyoruz işte, lakin ne çok mutluyum ne de üzgün sadece kederliyim.Hayallerimdeki fabrikaları gördüm asfalt yolu boyunca dizilmiş heybetli bir sürü bina. İşte ben tam da böyle hayal etmiştim ama içindeki işçiler hiç aklıma gelmemişti. Evet o iki makine arasında bağlantı kuran etten ve kemikten bir diğer makineye dönüşmüş olan iişçiler ,günün yarısından fazlasını çalışmakla geçirip geri kalan yarısında uyuyan ve ailesine zerre zaman ayıramayan işçiler.  Düşündüm sonra... toprağı düşündüm, insanı düşündüm... Parklarda var burada hayal ettiğimden daha güzeller ama bizim için güzeller ya peki kafeslere tıkılmış zavallı hayvanlar içinde güzel midir acaba. sonra düşündüm... ormanı düşündüm, özgürlüğü düşündüm...Ha bir de eğlence mekeanları var.  Buralarda insanlar çok eğleniyor çooook.. O kadar ki bütün dünyayı kendilerinin sanıyolar ve açlığı, fakirliği  düşünmeden umarsızca para harcayıp israf yapıyorlar, emeğin onurunu bilmiyorlar... Sonra düşündüm... alın terini hak etmeyi düşündüm paylaşmayı, yardımlaşmayı ,sevmeyi , saygıyı düşündüm

-                                         ve  anladım ki aslında hep kendi köyümü düşünüyorum,buralarda olmayan ancak benim köyümde olmazsa olmayan şeylerdi bunlar.Artık özlüyorum toprağımı, topraktan gelen özümü yitirmenin korkusu içinde.Artık hak veriyorum ömer dede ye hiç olmadığı kadar.  biliyorum artık topraktır insanın özü, asfalt olsada yürüdüğü yollar...    

Yazarın diğer yazılarını görmek için buraya tıklayınız.

Yorumlar  

 
0 #9 Özdoğan SARIÇAM 2011-09-05 00:15 yeni yazılarını bekliyorum Alıntı
 
 
0 #8 hakkı 2010-07-22 15:00 insana ister yaratıldı de ister doğa var etti de çokda önemli değil bu kişiyi bağlayan bir durum; sonuçta insan var..dogaldan topluma geçerken insanların bazı şeylere itiraz edecek donanımı kesinlikle yoktu yani bu bir süreçti yaşanarak ögrenildi.bizde yaşanmışların ögrettiğini konuşuyoruz..ancak beni bıraz anlamamıssın..demem oki; madem özel mülkiyeti yok edemeyeceğimizi biliyoruz o zaman eski hayellerde yaşamayı bırakalım ve yeni çözümler üretelim..üçüncü dünya sosyalistleri denilen ve çok güzel çalışmalar yapan insanlar var..avrupa kapitalizmine rakip olsun diye düşünülen ve avrupa sosyoekonomik yapısına uygun sosyalizmi düşlemenin alemi yok..bütün insanlığa cevap verecek daha bilimsel daha realist çözümler gerekiyor..daha önceden ali şeriatiden bahsettiğini gördüm mesela…umarım anlamıssındır beni.. Alıntı
 
 
0 #7 muammer 2010-07-14 22:36 suat kardeşim öncelikle selam sana ve herkese, aslında dediğin gibi meyveler herkesin ama ağaçlar hiç kimsenin olmamalıdır katılıyorum ama zaten öyle değilmi? şu sözü unutma;(mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi)kime aklmış bukadar mal mülk deden nerde onun babası nerde veya daha önceki cettin unutmaki bu dünyanın ve içindekilerin tek sahibi var.bu dünyada cebini dolduran mı yoksa maneviyatınımı dolduran bence bunun cevabını düşün.bence diğer tarafı boşş.kendinize iyi bakın ALLAH'a emanet olun salıcakla kalın Alıntı
 
 
-1 #6 Suat KILIÇ 2010-06-13 23:54 İNSANLARIN YARATILIŞTA EŞİT OLMADIĞI İDDASI BAŞLI BAŞINA AYRI Bİ KONUDUR VE BENCE ASLINDA İNSANLARIN YARATILMAMIŞ OLDUĞU DÜŞÜNCSİNİN SAVUNMA MAKAMIDIR… ÖZELMÜLKİYETE KARŞIYIM AMA ÖZEL MÜLKİYETİN ARTIK YOK EDİLEMEYECEĞİNİ BİLECEK KADAR REALİSTİM.MESELE İNSANLARIN DOĞALDAN TOPLUMA GEÇERKEN ÖZEL MÜLKİYETE KARŞI ÇIKAMAMIŞ OLMALARI(ZİRA KİMSENİN O DÖNEMDE BABSINDAN KALMA TAPUSU YOKTU) VE BU KARŞI ÇIKMAYIŞIN (APTALLIĞIN)CEF ASINI MALESEF DOĞU HALKLARININ ÇEKİYOR OLMASI VE DAHA KÖTÜSÜ DOĞU HALKLARININ SÖZÜM ONA DAHA GÜZEL İDEOLOJİ VE FİKİRLERLE AVUTULMASIDIR.TAM OLARAK KAPİTALİST REJİMİN YENİDEN ÜRETİMESİ VE DEVAMLI KILINMASI İÇİN,MEVCUT DÖNÜŞÜME AİT BİR CÜMLE KURDUĞUN İÇİN ÇOK ÜZÜLDÜM HAKKI ABİ..KISACA BU KONUDA ÇOK DERTLİYİM İLİŞMEYİN BANA Alıntı
 
 
0 #5 Hakkı SARIÇAM 2010-06-10 01:47 yaratılışı eşit olmayan insanların arasında hayatın eşit olmasını beklemek ütopya olmazmı ki kimimiz daha zeki kimimiz daha kuvvetli…ama hedef asgari düzeyde yaşamı yeterli kılmak olmalı…yani sihirli sözcük 'denge' olmalı…özel mülkiyete düşman olmak sadece yeldegirmenine kılıç sallamak olur… özel mülkiyet olmasın diyenlerinde üzerinden çok zaman geçti ve o yolda kafa yoranlar keşfettilerki eksikler vardı bu yolda…şimdi yeni akımlar var, yeni düşünürler o yolun takaipçilerinde n doğmuş ki aynı hadefe yönelen; ADİL BİR HAYAT… Alıntı
 
 
-2 #4 Suat KILIÇ 2010-06-01 14:49 Gerçekten bu yerinde bi tespit olmuş.. yani insanların hayvanlaşmasını n temelinde özel mülkiyet var.( Bir insan nezaman bir diğerinden zengin olmaya karar verdi işte ozaman dünyaya en büyük kötüşügü yaptı oysa meyveler herkesin olmalıydı ama ağaçlar hiçkimsenin olmamalıydı)Rou sseau. Alıntı
 
 
+1 #3 yusuf 2010-05-31 01:25 ÖNCEDEN EKMEK KAVGASI VARDI PARA KAVGASI DEĞİL Dİ HELMİNİN KİDE EKMEK KAVGASI İDİ DEVİR DEĞİŞTİ TAŞ DEVRİNDEN YİRMİBİRİCİ YÜZYILIN BAŞINA KADAR HEP EKMEK MÜCADELESİ VARDI TİCARET DEĞİL AMA ŞİMDİ TEKNOLOJİ ÇAIĞ OLDUĞU İÇİN İNSANLAR O TOPRAĞIN YÜZÜNE DAHİ BAKMAZ OLDU
AMA TOPRAK HİÇ DEĞİŞMEDİ
BENİM SADIK YARİM KARA TOPRAK…A.V.ŞATIROĞLU
Alıntı
 
 
0 #2 Özdoğan SARIÇAM 2010-05-24 20:12 sıradan bir gün sıradan kişilikler ama iki kültür arasında bir köprü eline saglık Alıntı
 
 
0 #1 Derviş GÜL 2010-05-23 23:29 Yüreğine sağlık Suat güzel bir makale devamın bekliyoruz. Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

SON EKLENEN FOTOGRAFLAR

AYKAN & FERDANE KAFA...
Image Detail
HAMZA KAFADAR (AYKAN...
Image Detail
SUVEYDA KAFADAR (AYK...
Image Detail
ZEKİYE & DİLAVER KAF...
Image Detail
ESMA, MÜZEYYEN, ESRA
Image Detail